Greencard

Greencard ile Amerika’ ya gelmek istiyorsanız, bazı web sitelerinde yanıp sönen, kazandığınız yalanını söyleyen, sizden para isteyen aracılara bulaşmanıza hiç gerek yok. Yazının sonunda verdiğim linkteki formu doldurup, uygun bir resminizi de yükleyerek çekilişe adınızı yazdırabilirsiniz. Biz de bu linkten ücretsiz olarak katılıp kazandık ve bu sayede Amerika’ ya geldik. Eşiniz ya da evlenmeyi düşündüğünüz kişiyi de kuraya sokun ki şansınız ikiye katlansın. Ancak sakın kendinizi birden fazla kez yazdırmayın, yasak.

Son başvuru tarihine kadar başvurunuzu yapar ve çekilişi kazanırsanız Nisan’ dan itibaren birgün evinize mektup gelecek. Mektup mülakata davet gibi birşey ama bir yandan da gerekli dokümanları hazırlamanız gerekiyor.  Eğer evlenmeyi düşündüğünüz biri varsa mülakata evli girmekte fayda var, yoksa siz vatandaş oluncaya kadar eşiniz greencard alamaz. Bu da 5 yıl demek! Bürokrasiyi tamamlamak ve konsolosluktaki mülakatı da geçmek muhtemelen sonraki 7-8 aylık bir süreçte gerçekleşecek. Görüşmeden sonra pasaportunuza bastıkları vizeyle 6 ay içerisinde Amerika’ nın herhangi bir yerine gelip greencardınızı Amerika içerisinde sizin istediğiniz bir adresten alacaksınız. Ondan sonra 5 ya da 10 yıl yarı vatandaşsınız. Bu da demek oluyor ki; burada oturabilir, çalışabilir, istediğiniz gibi giriş-çıkış yapabilir ve bazı vatandaşlık haklarından faydalanabilirsiniz.

Sonuçlanma süresi biraz uzun görünebilir, siz de Amerika için ölüp bitmiyor olabilirsiniz. Ama burada greencardsız yaşayanların bu kartı elde etmek için bekledikleri süreleri duysanız ne kadar kıymetli birşey olduğuna siz de ikna olacaksınız. Buralara gelme düşüncesi henüz aklınızda yoksa da işlerin yavaş gelişmesi fena birsey sayılmaz. Belki 1 yıl içerisinde fikirleriniz değişecek, kim bilir? Eşim greencardı kazandığımızı haber verdiğinde daha yeni İngiltere’ ye çalışma vizesi almıştım (ki grencarddan çok çok daha yorucu bir süreç) ve asık bir suratla “Şimdi de Amerika mı çıktı başımıza?” gibi bir tepki vermiştim. Gördüğünüz gibi, ben de değiştim:)

Amerika ingilizce bilen ve herhangi bir konuda yeteneği olanlar için fırsatlar ülkesi olabilir.  Krizde her ne kadar ağlasalar da,  tüketim hacmi ve refah seviyesi bakımından hala herşey yolunda görünüyor. Ya da biz Türkiye’ den geldiğimiz için bize her kriz hafif geliyor..

İş konusunda girişimci ruhlu olmak size hayallerinizdeki kapıları açabilir. Kariyer konusunda ise özellikle bilgisayar  yazılım, mühendislik gibi konularda kalifiye iseniz kurallara uygun ve akıllıca hazırlanmış bir özgeçmişle internet ilanlarına başvurabilirsiniz. Filmlerden biliyoruz,  Amerikalılar hayatı show üzerine kurulu ilginç bir millet. Bu yüzden yeteneklerinizi biraz abartmanın pek bir zararı yok bence.  Boyacılık, tamircilik, garsonluk, pompacılık gibi işler daha zor bir hayat sunsa da hayatınızı kazanabilir, gerçek hedefinize ulaşıncaya kadar bu gibi yeteneklerinizi değerlendirebilirsiniz.

Dil meselesine ise çok takılmayın, her dil gibi ingilizce de derin bir deniz ve yerlisi gibi konuşmak onların arasında onyıllarca yaşamadıkça kazanılacak bir özellik değil. Ama burada ingilizceyi katleden o kadar çok uzakdoğulu, Meksikalı ve Hintli var ki, bizim gırtlak yapımızdan çıkan ingilizceyi eminim daha çok beğeniyorlardır. Kısacası yaptığınız hatalar hiç sorun değil; temel bilgiye sahip olmak ya da bir dil okuluna gitmek hayatınızı kurtaracaktır. Yeter ki siz sosyalleşebileceğiniz, ingilizce konuşulan ortamlarda bulunun.

Hiç iş bulamasanız, türlü aksilikler yaşasanız, ingilizcenizi geliştiremeseniz bile dönüş biletinizi aldığınızda emin olun ki artık hayatınıza kocaman bir katma değer sağlamış, vizyon kazanmış birisiniz. Sadece bunun için bile denemeye değer!

İşte o link, bol şans!

http://www.dvlottery.state.gov