Güzel Şeyler

İrlandalılara Katılıyorum

Geçenlerde minik kızlarımı parka götürdüm ve bir teyzenin yorumlarına daha hedef oldum. “Ahh canımm bezleri karışmış, Allah yardımcın olsun!”(Türk teyze dilinde ikisinin de altına bez bağlamakta olmam.) Amerika’daki tepki ise genelde şu “Aa İrlanda ikizi yapmışsın!” (İrlandalıların aynı yıla iki tekiz çocuk sığdırmaları meşhurmuş).

Mila’ yı doğurduktan 15,5 ay sonra minik Maya’ mızı kucağımıza aldık. Mutluluktan havalardayım. Bir yandan 1,5 yaş gelişimini takip edip diğer yandan bebek teni koklamak müthiş bir duygu, ama herkesin şaşırıp durmasıyla uğraşmak sinir bozucu. Bu durumun güzelliğini kabullenmeleri için illa açıklama yapmam gerek. Şöyle anlatayım;

1- Kariyer: Bebek dediğin şey, dünyanın en büyük sorumluluğu. Haliyle hayatındaki tüm diğer sorumluluklarda ciddi bir yavaşlama söz konusu. En başta da kariyer rölantiye girmekte. Sonra o kariyeri toparlayacaksın, tekrar yükselmeye başlayacaksın derken birkaç yıl daha geçer. Hazır yavaşlamışken bir bebek daha aradan çıkar, daha iyi bence. Totalde daha karlısın.

2- Hamilelik: 9 ay canın çıktı, doğurdun, vücudun dinlenmeli diye düşünülebilir. Ama hamilelik defteri fizyolojik olarak ne kadar erken kapatılırsa o kadar iyi. Madem çocuk olayına girdin, madem özgürlüklerini durduk yere kendi ellerinden aldın, vücudun daha fazla yaşlanmadan başladığın işi tamamla.

3- Doğum: Tabii ki kaslar tam eski haline dönmeden yapılan doğum çok daha kısa. Diş fırçalar gibi doğum yapmak istiyorsan, patlat hemen bir tane daha!

4- Oyun arkadaşı: İki kardeş birkaç yıl sonra birbirlerinin oyun arkadaşı olup kendi kendilerini oyalayacak, sana daha az saracaklar. Ben şahsen o günleri dört gözle bekliyorum!

5- Bilgi tazeliği : Hamilelik ve bebek bakımı bilgi bombardımanına tutulduğun bir süreç. Hazır herşey aklındayken ikinci bebeğin olduğunda, bu işlere tekrar yatırım yapmana gerek kalmaz. Büyük bebeğin gelişimi konusunda kendini eğitip, küçüğü de halihazırdaki bilgilerle aradan çıkartabilirsin. Araya zaman girince bazı şeyleri hatırlaması gerçekten de zor.

6- Tatil: 1-3 yaş arası bebekle bedava tatil verseler yapmak istemeyebilirsin. Eşyalarını hazırlaması, yeme içme sorunu, çişi kakası, geceleri ağlama seansları, gün içerisinde bağırıp durmaları falan derken tatil senin için yorgunluğa, yan odada kalanlar içinse unutulmaz bir anıya dönüşür. İki bebekle, tatil açısından bu tatsız süreci minimize ediyorsun.

 7- Kıskanma: Doğumla, loğusayla geçen zamanda en son istediğin şey, diğer çocuğun kıskançlık krizleriyle uğraşmak olurdu herhalde. O boynu bükük haline üzülsen mi, agresifliklerine kızsan mı, ufaklığı sevimli göstermek için türlü numaralar mı çevirsen bilemezsin. Ama ilki daha bebekken kardeşi geldiğinde, bu onun için eve gelmiş enteresanlıktan ibaret. En fazla ne ilginç bişey bu diye gelip gelip bakar, öpüyor kokluyor diye anneyi taklit eder falan.

8- Kankalık: Onlar birbirinin kankisi! İkiz gibi takılacaklar. Kendileri istemedikçe yalnız olmayacaklar. Ortak arkadaşları olacak.  Birini diğerine emanet edip için daha rahat uyuyabileceksin.

9- Gardrop : Bu kısım sadece kızkardeşlerle alakalı gibi görünse de, ağabeyinin giysilerinden faydalanmış bir kız çocuğu olarak söyleyebilirim ki bence burada her türlü kombinasyon için bir win win durumu söz konusu. Hele ki kendine formunu koruyacağına dair söz veren bir annenin karı ise inanılmaz. Gardrobumu çarpı iki buçuk – üç yapacağım günler gelecek! Şahane!

Eminim daha ne güzellikler vardır.. Onları da yaşadıkça görürüz. Her ne kadar kızların büyümesi bizim yaşlanmamız demek olsa da, tadını çıkara çıkara geçen yıllara itirazım yok.

Veee şimdi sıra geldi kendime bakmaya. 2015′ in Mart’ ında başlayan bu kilo alma serüveni sona erdiğine göre, artık istediğim spora dalıp, istediğim rötuşta bulunabilirim. Rötuş derken? Saç boyamak falan işte canım 😉

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*