Kaliforniya / Road Trip

Palm Springs

Noel tatilinde Las Vegas – Palm Springs – Los Angeles gezisi yaptık. Geçen yıl bu zamanlar evden arabayla çıkmış ve bu bölgede Sedona – Grand Canyon – Las Vegas ‘ a gitmiştik ve canımız çıkmıştı. Bu kez fazla yorulmak için LV’ a uçakla indik, aradaki yolu arabayla gezdik, LA’ den uçakla döndük. Hedef, anneme bu yerleri göstermek, 2 aylık Mila’ ya lüks hayatları tanıtmak (ki sonra haberim yoktu demesin).

Las Vegas, bilindiği gibi kalabalık, görkemli, eğlenceli, yapmacık, güzel. Tam da Fethiye’ den gelen ve Amerika’ nın doğasını bir türlü beğenemeyen annnelere göre. Birkaç gün para kazanıp kaybettikten sonra Palm Springs’ e doğru yola çıktık. Gece gece arabada annem ve Mila ile Mojave Çölü’ nü geçmek adrenalinleri yükseltti, ama sorunsuzca Palm Springs’ teki otelimize yerleştik. Balkon kapısını açtım, ve işte aylardır beklediğim manzara! Karşımda 1 adet olimpik  havuz, 6 adet jakuzi! Hamileliğim boyunca kah palmiye ağaçlarına bakarak kah gözlerimi kapatarak, fokurdayan sıcak suda yayılmayı hayal etmiştim. Ortam beğendiğimizden daha güzel çıkınca, oteli bir gün daha uzatıp, gezimizin San Diego ayağını iptal ettik.

Palm Springs, golf sahaları ve spa merkezleriyle ün yapmış, paralı kesimin emekliliğini geçirmeyi planladığı, çölde bir vaha. Havası sıcacık, her yer palmiye. Las Vegas ve Los Angeles’ ın ortasında. Koffi adındaki içmeye doyamadığım bir kahve markasının ve çok sayıda sanat galerisinin olduğu şirin bir downtownu var. Kalabalık olduğu için kanyon turuna ve teleferik aktivitesine katılamadık, ama üzülmedik çünkü içimizde buraya tekrar geleceğimize dair kuvvetli bir his var.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*