Kaliforniya

Peynir ve İstiridye

Geçenlerde San Francisco’ nun 2 saat kuzeyindeki Marin County’ e dokuz arkadaş bir gezi yaptık. Günübirlik Cheese Trail, Point Reyes, Hog Island, Lagunitas Brewery derken herşeyin çok leziz geçtiği bir Kaliforniya günü daha geçirdik. Peynirler, şaraplar, istiridyeler, biralar, sohbetler.. Okyanustan yeni çıkmış istiridyenin kokusu hala burnumda, tadı damağımda.

Aynı arabada 5 Türk, yolda “Amerika hakkında en sevdiğimiz 3 şey” oyunu oynadık. Blog yazarı olarak böyle durumlarda hemen notlar almam gerekiyordu ama… Neyse, hatırlayabildiklerim aşağıda.

Genelliyoruz tabii..

  • Rahat kişilikler: İnsanlar rahat, kimse kolay alınmıyor, asabiyet yok. Göstermelik saygı peşinde ya da kompleksli değiller.
  • Refah: Emeğe saygı duyarlar, seni ödüllendirirler. Yeter ki saygılı, vergisini ödeyen, dürüst bir insan ol.
  • Varyasyon: Yemekler, giysiler, binalar, bitkiler, insanlar.. Çeşitlilikten başımız dönse de, çoktan seçmeli şıklara sahip olmayı seviyoruz.
  • Yollar:  Araba kullanmak Amerika yollarında çok zevkli. Özellikle otobanlarda.
  • Araba: Oh ye beybi! Türkiye’ de ancak fabrikatör çocuğuysan binebileceğin arabalara burada çok çok daha kolay erişebilirsin.
  • Hayal kurabilmek: En sevdiğim maddelerden biri. Başka hangi ülkede kurduğun bir hayalin gerçekleşme olasılığı bu kadar yüksek ki?
  • Doğa: Yosemite, Grand Canyon gibi inanılmaz şeylerden Amerika’ da bolca var. Ama asıl etkileyici olanı, bunlara erişmek için çok çaba göstermene gerek yok. Kapıdan dışarı adımını attığında, birkaç dakika içerisinde mis gibi doğayla kucaklaşabilirsin.
  • Yaratıcılık: Tüketim toplumunu ayakta tutmaya çalışmanın bir sonucu olsa gerek, etrafta sürekli yeni kavramlar, terimler, ürünler, yaşam şekilleri.. Bu çılgınlığa yakınen şahit olmak yorucu olsa da güzel.

Sevmediklerimiz de yok değil, var tabii. O da başka yolculuklarda konuşulabilir mesela.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*