Kariyer

Goodman

Michael dedim, hindi nasıl pişirilir bana öğretsene, arkadaşları davet ettik ama pek bilmiyoruz.. Tabi tabi dedi, hep ikilemeli konuşurdu zaten, tatilden döndüğünde anlatırım püf noktalarını. Tatilden döndüm, baktım Michael yerinde yok. Şaşırdım, çünkü hep erkenden gelir ve hepimizden erken çıkar işten. Fazla önemsemedim önce. Diğerleriyle haftasonunda neler yaptığımızı konuştuk, gülüştük. Saat biraz daha ilerleyince öylesine sordum sol tarafımdaki arkadaşa: Michael nerede yaa? O böyle geç kalmazdı..

Kafeteryaya gel istersen dedi bana, orada konuşalım. İki arkadaş haberi mutfakta verdiler. Ölüm haberi vermek de uzmanlık gerektiriyormuş diyorum, günler sonra şimdi düşünüp o anları. Michael bir daha gelmeyecek. Geçen hafta son haftasıymış. Hayır şaka yapmıyoruz. Hayır şaka değil. Gerçekten değil… Az önce kahkahalarla hafta sonumuzun nasıl geçtiğini konuştuğum kişiler az sonra bana en yakın iş arkadaşımın ölüm haberini veriyor. Şaka mı diye 4-5 kez sormakta haklıydım sanırım.

Elimi göğsüme koyup kalp ritmimi ölçmeye çalıştığımı hatırlıyorum. Hızlandıkça hızlandı, titremeye başladım. Oturdum ve su içtim. Son konuşmamız geldi gözümün önüne.. Hindi nasıl pişirilir?

O da benim gibi yeni başlamıştı bu işe. Benimle aynı işi yapan tek diğer kişiydi bu şirkette. Bu yüzden yan yana oturuyorduk, birlikte çalışıyorduk, yemeğe birlikte çıkıyorduk. Sadece 1,5 aydır tanıyordum, ama Michael’ ı tanıdıkça ne kadar şanslıyım demeye başlamıştım. Cünkü hem çok iyi bir arkadaş, hem de çok tecrübeli bir analistti.

Michael’ ın eşyalarını bir koliye doldurup, evine gönderdiler. Yanımda bomboş bir koltuk, bomboş bir masa.. Takvimim şu an Michael ile toplantı yapmamı söylüyor. Etrafta kahkahalar. Hayat 1 saniye bile beklemeden devam ediyor…

Rest in Peace Michael Goodman, harika biriydin..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*