Dominik Cumhuriyeti

Punta Cana

New York’ tan sadece 3,5 saat uçuş mesafesindeki Dominik’ e gitmek ilk etapta kulağa yorucu bir yolculuk gibi gelmese de, bizimkisi biraz öyleydi ne yazık ki. Havaalanında ve araba kiralamada bütün aksiliklerin bittiğine ve artık geceyi Santo Domingo Havaalanı yakınlarındaki otelimizde geçirebileceğimize inanırken, rezervasyondaki yanlışlık yüzünden otele alınmayacağımızı öğrendik. İlk akşam otelin içi yerine arabanın içinde uyumaya çalıştığımızda saat çoktan 5 olmuştu. Aklımda bir dolu keşkeler, moraller bozuk. Ama sabah Santo Domingo’ dan uzaklaştıkça ve Punta Cana’ ya yaklaştıkça  işler yoluna girmeye başladı neyse ki.

Yayy!ler

  • Herşeyden önce, şubattan mı yoksa Dominik’ ten mi bilmiyorum, havasına bayıldım. Sıcak ama kavurmayan, esintili, nemsiz, güneşli, ideal bir havası var.
  • Bavaro Plajı lokasyon olarak güzelliklerin ortasına kurulmuş canlı bir yer olduğu için orada kaldığımız 4 gün boyunca tatilimizden çok keyif aldık. Arabayla her yöne 1 saatlik mesafede görülebilecek çok şey bulabilirsiniz. Makao Beach, Playa Blanca, Cap Cana bunlardan sadece birkaçı.
  • Karayiplerde turkuaz sularda yüzmenin verdiği zevki standarttan sayabiliriz, ama Playa Blanca ve Makao gördüğüm en güzel plajlardan.
  • Bavaro’ da lokal yemekler yapan tek yer olan Le Posada De Glayds’ de Dominik yemekleri yemek. Arka masada domino oynayan yerli delikanlıların ve saçında bigudilerle servis yapan garson ablanın yarattığı atmosferi, haşlanmış muz tabağını ve Efes’ e çok benzettiğim birası Presidente’ yi şimdiden çok özledim.
  • Oynamasak da varlığından nedense mutluluk duyduğumuz muhteşem golf sahaları.
  • Ulaşımı kolaylaştıran motor taksiler.
  • Hemen hemen her yerde arabayı ücretsiz park edebilme rahatlığı.
  • Veee yıllardır uygun şartları beklediğim ama nerede karşıma çıkacağını bilemediğim o güzel duygu: Evime yerel ressamlardan büyüklü küçüklü çok sayıda resim aldım.  Beğendiğim resimleri istediğim fiyata alabilmek için kıran kırana pazarlık yapmak çok zevkliydi. Dükkanların birinde, satışçının eşine makyaj çantamdan da birşeyler bırakmamı istemesi üzerine ödemeyi pezo ve maskara olarak yapmak durumunda kaldım. Bence gayet güzel bir anlaşma oldu. Umarım eşi de memnun kalmıştır:)

Nayy!ler

  • Punta Cana’ ya gidilecekse Punta Cana Havaalanı’ na inilmeli. Aradaki fiyat farkından dolayı Santo Domingo Havaalanı’ nı seçmek hataydı. Dominik Cumhuriyeti genel olarak güvende sıkıntı yaşayabileceğiniz bir ülke. Santo Domingo’ nun da bu konuda hatırı sayılır bir namı var. Doğuya gittikçe bu korku azalıyor ama hiçbir zaman kaybolmuyor.
  • “Dominik polisi” kavramıyla ilk gecemizde otelin yerini gösterdikleri için bizden bahşiş beklediklerini fark ettiğimizde tanışmış olduk. Polis güvenilmez, hatta polis için “en büyük mafya” dendiğini duyduk.
  • Cebinde 20-30 pezo bulundurmalısın ki senden durduk yere bahşiş bekleyen biri başına dert açmasın.
  • Santo Domingo – Punta Cana arasında gece yolculuk yapsak mı diye soruştururken yerli birinin bize yaptığı şu yoruma ne demeli? “Gündüz hem yeşilde hem kırmızıda durun, gece hem yeşilde hem kırmızıda geçin”. Gece yolculuk yapmamayı seçtik haliyle.
  • Trafik çok kötü, kimse kurallara uymuyor. Neyse ki Türkiye’ den geliyoruz, deneyimliyiz.
  • Suyunun hijyenik olmadığı söyleniyor. Çeşmeden su içilmemeli.

Bütün derdine tasasına rağmen gitmeye değer, harika bir yer. Olumsuzlukları görmemek için çok sebep var.

Dominik Cumhuriyeti’ nden geleli neredeyse iki hafta oldu, gerçek ten rengime dönmeye başladım bile. New York’ ta hava buz gibi olmayı sürdürdükçe 4 güncük sürmüş Dominik tatili hafızama daha derin kazınıyor. Gittiğimiz her Karayip tatili sonrasında hayatın anlamına daha çok yaklaşıyormuş gibi hissediyorum.

2 Comments

  1. Pingback: Makao Beach

  2. Plaja bayildim!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*