Biraz da Avrupa / Güzel Şeyler

Brüksel

Avrupa’ nın avantajlarını ve dezavantajlarını Amerika ile çarpıştırdığım yazımda bir konuyu atlamışım: çocuk. Tabii o yazıyı yazdığım sıralarda henüz “hem evli hem otuzlu” olmadığım ve yakın aile bireyleri tarafından çocuk yapma konusunda “Eeee..?” diye başlayan cümlelere henüz maruz kalmadığım için, bu iki kıta arasındaki önemli farka çocuk yapma açısından bakmayı hiç düşünememiştim. 2-3 gündür 30 yaşında olduğuma göre (moral-destek mailleri için; uzakbati@gmail.com), artık bu konudan bahsedebilme eşiğini de geçtim sayılır.

Fransa’ dan sonra sadece iki gün kalabildiğim Belcika’ da, üniversite yıllarından ev arkadaşım Tuba’ yı ve çekirdek ailesini ziyaret ettim. Yıllarca aynı evi paylaştığım eski dostumun kurduğu yeni hayatı, özellikle de piyasaya Ağustos’ ta çıkardıkları minik ve tatlı EDİ’ yi gözlemlemek Brüksel’ deki Atomium’ dan bile daha ilginçti. Tuba’ ya çocuk bakmak & büyütmekle ilgili sorular sorduğumda ise bana süreci öyle anlattı ki sanki çocuk bakmak çocuk oyuncağı, sanki dünyanın en pahalı hobisi değil, sanki Bel-çika-çika-çika. Amerika’ daki her anne babayı çatlatacak cinsten. Sosyal devlet bir konuda daha Amerika’ ya fark attı ve çalışan çalışmayan her ebeveyne doğum öncesi ve sonrası kıyaklarıyla beni benden aldı.

Bu konuda derin araştırmalara girmemiş olsam da biliyorum ki Amerika’ da çocuk sahibi olmak, bir yandan çalışıp bir yandan bakmak kolay birşey değil. Birgün belki bu konuyla ilgilenip detaylıca yazarım, ama şimdilik başkalarının yazılarını okumayı, ısırmayı ve mıncıklamayı tercih ediyorum.

Brüksel? Çok şeker.. Neden sıkıcı bir yer olduğunu iddia ederler anlamadım, waffle ve çikolatasına bayıldım.

Tuba ve Hakan, çok teşekkür!!

One Comment

  1. 31 daha bir karmasik,daha bir zor…
    30 un tadini cikar bence xxx

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*