Biraz da Avrupa

Paris

Paris’ ten önce Toulouse’ a uğradığım iyi olmuş, eğer Amerika’ dan hemen sonra damardan Paris yapsaymışım, heykel ve ferforje komasına girebilirmişim. Neyse ki yumuşak bir geçiş oldu.

Toulouse yazımda da belirttiğim gibi hayırlı bir iş için Paris’ teydim. 2009 yılında kendi nikahımın gündeme gelmesiyle iptal olan Paris gezime, çok yakın arkadaşım Neval’ in nikahına şahit olabilmek bahane oldu. İki yılda Türkiye’ de 4 yakın arkadaş nikahı kaçırdım, ama sıradaki nikahı Paris’ te yakaladım.

Nikah gününe kadar Avrupa’ da yapmaya bayıldığım şeyi yaptım, elime bir harita ve fotoğraf makinesi alıp bacaklarım hissizleşinceye kadar yürüdüm. Louvre, Notre Dame, Galeries Lafayette, Champs-Élysées, Eyfel hem gece hem gündüz gözüyle görüldü, detaylar akıllara iyice kazındı. Binaların estetiğinden öyle çok etkilendim ki, Paris’ teki apartmanları bile tarihi eserden sayasım var. Bir ülkenin kıskanılacağını düşünmezdim hiç, ama Paris’ ten sonra bunun nasıl bir duygu olduğunu sanırım artık biliyorum.

Paris’ te nikah, kulağa nasıl geliyorsa öyle birşey. Romantik, yoğun, değişik, şarap kokulu. O önemli güne hakkını vermenin en iyi yollarında birisi. Neval ve Tolga’ ya bütün güzellikleri diliyorum. Mona Lisa gibi, Eyfel gibi, Seine gibi..

Nikah resimleri için Nick ve Derya’ ya teşekkürler..

3 Comments

  1. Fotograflar şahane,yazıların çok güzel ve Neval’e mutluluklar

  2. Nike bana huzun veriyor, nedendir bilemedim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*