Kariyer

Amerika İçin Özgeçmiş

Geleceğiniz bir kağıt parçası sayesinde şekillenecekse, sanırım o kağıt parçasının sizi gerçekten iyi pazarlıyor olması gerektiğinde hemfikirizdir. İyi bir özgeçmişin nasıl hazırlanacağı konusunda yardımcı olabilecek çok sayıda kaynağa internetten rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ancak aynı oyun başka ülkelerde başka kurallarla oynanabiliyor. Mesela Türkiye’ deki özgeçmişinize koymak zorunda olduğunuz bir detay Amerika’ da daha ilk etapta adaylıktan elenmenize yol açabilir. Bu yüzden farklılıkları bilmek ve stratejiyi ona göre şekillendirmek önemli.

Şimdiye kadar Amerika’ daki iş arama serüvenimden çıkardığım kadarıyla, buradaki işlere başvurmak için hazırlayacağınız bir özgeçmiş hakkında şunları bilmenizin faydalı olacağını düşünebilirim:

  • Özgeçmişin buradaki adı Resume (Rezume diye okunuyor). CV derseniz de anlaşılır tabii ki, ama madem Amerika’ dayız, ve Amerikalılardan iş istiyoruz, onların dilinde konuşmalıyız bence.
  • Bir özgeçmiş hazırlamak bir ya da iki günde içerisinden çıkacağınız bir iş değil. Özenle ve akıllıca hazırlanmalı. Düşünün, araştırın, en güzel cümleleri ve anahtar kelimeleri seçin. Düzgün bir özgeçmiş hazırlamaya harcanması gereken minimum zaman tam mesai ile ortalama 1 hafta diyorum.
  • Henüz Amerika’ ya taşınmadıysanız ve bir an önce iş aramaya başlamak istiyorsanız Amerika telefonu gibi görünen Skype numaralarından bir tane alıp özgeçmişinize bu numarayı yazmanızı öneririm. Böylece hem Amerika’ da yaşamaya başlamışsınız gibi bir izlenim bırakırsınız, hem de ilgilenip aradıklarında telesekreterinize not bırakırlar ve pozisyon hakkında ön araştırma yapmak için zaman kazanmış olursunuz. Sorarlarsa, “Tatildesiniz”.
  • Doğum tarihi, ırk, cinsiyet, medeni durum gibi bilgileri özgeçmişinize kesinlikle yazmayın.
  • Özgeçmişinizin hoş görünen, sade, tutarlı, “göz yakalayan” türden bir görüntüsü olmalı. Sanat ile ilgili bir başvuru olmadıkça herhangi bir tasarıma yer vermeyin. Bunlar sübjektif konular ve ön elemeyi yapan kişinin zevkine hitap etmemiş olabilirsiniz. Ayrıca eğlenceli görünen herşeyin ciddiyetsiz ve anti profesyonel algılanma olasılığı yüksek. Bu yüzden sıkıcı olun, risk almayın.
  • Özgeçmişin tek sayfa olması gerektiğine dair genel bir kanı olsa da, bunun Amerika için geçerli olmadığını düşünüyorum. Mümkün olduğunca bol anahtar kelime içeren bir özgeçmişin şansının daha yüksek olacağına inanıyorum.
  • Türkiye’ de hangi üniversiteden mezun olursanız olun, buradakilere pek birşey ifade etmiyor. Bu yüzden özgeçmişinizde eğer varsa iş deneyiminizi eğitiminizden önceye almanız gerek. Hatta eğitim ikinci sayfaya taşsa bile olur.
  • Hobileriniz varsa bunları küçümsemeyin, mutlaka en altta belirtin. Hobiniz yoksa da acilen hobi edinin, burada çok önemli.
  • Başka bir kültürde iş hayatında yer edinmek ve kalıcı olabilmek kendi ülkemizde olduğundan çok daha zor. Bu yüzden teknik konularda donanımlı olmak iş bulmayı kolaylaştıran bir durum. Amerika’ da kendi alanınızda en çok kullanılan paket programları araştırıp bulabilir ve iş arama sürecinde bunlara hazırlanabilirsiniz. Özgeçmişinizde de mutlaka bilginize yer verin. Anahtar kelime konusunun önemini vurgulamıştım.
  • Bazı üniversitelerin sertifika programları iş hayatına yönelik pratik bilgiler edinmenize yarayacaktır. Bütçenizi ayarlayıp bu kısa süreli derslere devam ederseniz yaptığınız yatırımın karşılığını mutlaka görürsünüz. Bunu özgeçmişinize yazmayı unutmayın tabii.
  • Dürüstlük çok önemli, bu yüzden özgeçmişinize bilmediğiniz şeyleri biliyorum diye yazmamalısınız. Ama ilgili alanda potansiyeliniz varsa bilginizi biraz abartabilirsiniz tabii ki.
  • Ne alanda çalışmak istediğinizi özgeçmişinizin başında belirtmelisiniz. Bu hem kararlılığınızı gösterir hem de Amerikalılar sizin hangi işte mutlu olacağinizi ve kendiniz için ne istediğinizi çok önemsiyorlar. İlk sordukları sorulardan birisi genelde “Tam olarak ne yapmak istiyorsun?” oluyor.
  • Her zaman olmasa da genelde referanslarınızın olması önemli. Hem görüşme öncesi doldurman gereken formlarda karşına çıkıyor, hem de iş ciddileşmeye başlayınca Türkiye uzak falan demeden arıyorlar. Bu yüzden hazırda 2-3 referans tutmak ve bu kişileri durumdan haberdar etmek önemli.
  • Başarılarınız varsa çekinmeyin yazın; burslar, ödüller, akademik olan-olmayan başarılar,vb. Unutmayın, şovun anavatanında iş arıyorsunuz, biraz şovmen olmanız gerek.
  • Özgeçmiş dokümanınızı hem PDF hem de 2003 Word olarak hazılayın. Bazı şirketler hala eski versiyonlar kullandıgı icin dokümanınızı hemen acamayabilir ve onca başvuru arasında sizinkini acmakla ugraşmak istemeyebilir. Daha baştan kaybetmek istemeyiz.
  • Sirketler kendilerine calışan bulmaları icin kafa avcılarına yüklü miktarda para verdiklerinden genelde kendi ayaklarına gelen özgeçmişleri daha hevesle inceliyorlar. Yani, şirketlerin kendi web sayfalarının kariyer kısımlarında doldurdugunuz özgeçmiş formlarının incelenme ve ilgilenilme şansı daha yüksek olacaktır.
  • Hazırladıgınız özgeçmişi Monster, Indeed, Dice gibi Amerika’ nın gozde kariyer sitelerine aktarmak en onemli kısımlardan birisi. Oradaki bilgiler kafa avcısı denilen aracı kisilerin size ulasması icin ipucu ozelligi taşıdıgından cok dikkatli hazırlanmalı, düzenli olarak güncellenmeli.
  • İnsan kaynakları firmalarının da sitelerine özgeçmiş bilgilerinizi bırakmayı unutmayın.
  • Özgeçmişinizi destekleyen bir niyet mektubu hazırlayın. Henüz onemini kanıtlayan bir durumla karsılasmasam da adettendir, hazırlayın gitsin..

Bu sıkıcı süreci atlattıktan sonra mülakatlar biraz stresli, biraz da heyecanlı. Bir başka postta da ondan bahsedebiliriz.

Bol şans!

Başvuru Süreci

Mülakatta

3 Comments

  1. Paylaşımınız için teşekkür ederim.

  2. Ceren Gökçen says:

    baya iyi bir toparlama yazısı olmuş

    teşekkürler

  3. Pingback: Mülakatta

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*