Florida

Hollywood / Florida

Geçenlerde 1956 yılında Amerika’ ya gelmiş bir Türk bize geliş serüvenini anlattı. Atlantik’ i vapurla geçmiş, siyahlar ve beyazların acımasız ayrımına şahit olmuş, annesini babasını yıllarca görememiş. Ama diyor ki; o zamanlar da biz kendimizi çok şanslı hissederdik bizden öncekilere göre.. Her jenerasyonun böyle bir motivasyonunun olması ne ilginç. Ben de bu yüzyıla denk geldiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Ama bir konuda tedirginim; ya gençlik aşısı dedikleri şeyi ben ölmeden önce hayata geçiremezlerse?

Cehalet mutluluk getiriyor gerçekten de. Şu yaşlanmayı önlemeyle ilgili belgeselleri izlemeseydim şimdi normal bir mortalite oranına fittim. Ama artık beklentilerim var. Eğer atıp tutmuyorlarsa, yakın bir zamanda gençlik nosyonu algısı başkalaşım geçirecek ve ben, başıma bir kaza gelmezse yüzellime kadar yaşayacağım:) Bunun tıbben mükünlüğü öyle korkunç zor değil bence. Alt tarafi hücre yenilenmesiyle ilgili tırı vırı. En azından savaş- silah teknolojisinden daha basit olsa gerek. Aslan bilimadamlarımıza bu konuda güveniyorum, aman geç kalmayın sakın, daha uzaya çıkıcam!

Florida tatilimizde ismine vurulduğumuz Hollywood, o bildiğimiz ünlüler mekanı Kaliforniya Hollywood’ undan farklı, Miami’ nin kuzeyinde başka bir sahil şehri.  Her diğer Florida şehri gibi havasından ve suyundan etkilenen emeklilerin gözdesi. Sahil yolunda üç tekerlekli aygıtımızla takılırken dans eden yaşlılarla karşılaştık. Bu yaşlılık mevzusu da oradan çıktı. Yürürken bile zorlanan bu şeker teyze ve amcaların kimisi bandoyu kurmuş şarkılar çalıyor, kimisi karaoke söylüyor kimisi de tango yapıyordu. O kadar pozitif görünüyorlardı ki, aralarına zıplayıp “Biliyor musunuz, çok yakında hep birlikte gençleşeceksiniz!” diye bağırsam bile ruh hallerinde herhangi bir değişiklik yapamazdım herhalde.

Dediğim gibi, benim hedefim minimum 150! Şöyle 70′ imde emekli olsam, geri kalan yıllarimin bir kısmını Florida’ da bir kısmını Fethiye’ de geçirsem, oohh. Benden sonraki nesillerin teknoloji lükslerini hiç kıskanmam valla.. Bu bana yeter.

Bir sonraki gün Key West’ teyiz, ABD’ nin en güney noktası, Küba’ ya sadece 90 mil uzaklıkta!

6 Comments

  1. Çok güzel bir yazıydı.
    Kaliforniya’daki Hollywood’a da gidip gözlemlerini paylaşmanı çok isterim. Umarım birgün oraya da gidersiniz. Ben de sayenizde merakımı biraz olsun gideririm 🙂

    • Ben de Kaliforniya’ ya gitmeyi sabirsizlikla bekliyorum Zerrincim.. aslinda kisin gidip new yorkun sogugundan biraz da olsa yemek guzel fikir.. gecen sevgililer gununde LA’ de denize giriyorlardi ..

  2. Korkarim ki bu genclik asisini icat etmektense onun fiyatini odemek daha zor olacak. Boyle bir sey hic ucuz olmaz. Sonuc olarak, zenginler hep genc kalacak, parasi olmayanlar olecek. Zenginler hem kendi islerini buyutecekler hem de cocuklarini ve akrabalarini zengin edecekler. Para da sonsuz olmadigi icin bu zenginlik bir sekilde fazla parasi olmayanlar uzerinden alinacak. Piramit’in basinda hep ayni kisiler kalacak… Valla boyle bir dunya’da zaten yasamak istemez ki parasi olmayan insan! 🙂

    • Haklisin, isin bir de o kismi var. o zaman ya uzun yasamanin verdigi hevesle cok calisip zengin olucaz ve uzun yasicaz, ya da fakir yasayip erken olunce uzulmucez:) hic fena degil, ikisinin de ucunda mutluluk olabilir 🙂

  3. Sizi cok kiskaniyorum su an :)) Gecen yil Can la biz de ayni rotayi gezmistik. Ne guzel bir tatildi. Yine gitsek keske. Her gun tatil olsun, hep gezelim, hic calismayalim 🙂

    Iyi Tatiller size opuyorum ikinizi de 🙂

    • Yelizcim zaten Key West’ i ilk senden duymustum ve gezerken hep aklimdaydin! tam bahsettigin gibi bir yer, bayildik!

      Bu arada benim de ise girmeden onceki son tatilimdi, maraton Pazartesi basliyor. ama gezmeye devam tabii ki..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*