Tarih Dersleri

İlk Amerikalılar / MÖ 14.000-MS 15.yy

Tahminlere göre M.Ö.14000′ lerde, Bering Boğazı henüz boğaz bile değilken, bir grup Nomadik av kovalamak için Sibirya üzerinden Alaska’ ya doğru geçiş yapar. Bu hareket güneye doğru 5000 yıl daha devam eder ve sonunda Güney Amerika’ nın en uç noktasına bile varanlar olur. Kan grubu kıyası yaparak gerçek Amerikalıların Asya’ dan gelmediğini hatta kıtada yaşamın çok daha eskiden başladığını iddia eden tarihçilerin de ortaya çıkmasıyla kafalar biraz karışmış durumda. Ama milada yaklaştıkça resim netleşiyor.

Bu insanımsılar yavaş yavaş yerleşik hayata geçmeye başlar, kendilerine mısır, fasulye ve kabak üçlüsünden yemekler pişirir. Yerleşik hayat tarımı, tarım ticareti, ticaret de tabii ki beraberinde savaşları getirir. Bir grup yamyam kabilenin Anasazi adında güzide bir kabilenin soyunu yiye yiye bitirdiği bile tahminler arasında. Tümsek yapıcılar var mesela bir de. Geniş tümsekler yapıp içine oturmuşlar. Hatta bu işi öyle ilerletmişler ki piramitlerle yarışacak muazzamlıkta yapıtlar ortaya çıkarmışlar. Ama sonra başka yerleşim formlarını tümseklere tercih etmişler. Modern dünya..

Filmlerden bildiğimiz kadarıyla, Kızılderililer kafasına tüy takıp bağdaş kuran, birbirlerini isim tamlamasıyla çağıran, atlarla vagonlara paralel ilerleyen, beyazları tehdit eden vahşilerdir. Ama her toplumda olduğu gibi, onların da renkleri var tabii ki. Aynen şimdi yapıldığı gibi o zamanki Amerika’ yı da kabataslak 5 bölgeye; balıkçılıkla zengin olmuş kuzeybatı, apaçi güneybatı, kuraklıkla boğuşan ve bu yüzden göçebe yaşamaya devam eden orta bölge, o zamandan federalizme soyunmuş kuzeydoğu ve hukukun şifrelerini çözmüş modern güneydoğu olarak ayırabiliriz mesela.

Aslında Amerika’nın kıta olarak ilk keşfini Vikingler yaptı diyebiliriz. Bizim Oburiks ve Asterikslerden oluşan Norveçli korsanlar önce yanlışlıkla Grönland’ ı, sonra da yanlışlıkla Kanada’ yı keşfederler. Amerika’ nın yerlileriyle bir türlü anlaşamayınca çok fazla barınamayıp geri dönerler. Kadın sayısındaki azlık ve kadınlar uğruna yapılan kavgaların da bunda önemli rol oynadığı söyleniyor. Biz kadınların tarih yazmadaki mahareti o zamanlardan sahnedeymiş anlaşılan..

Kelebek etkisi işte.. Kim bilebilirdi Amerika’ nın keşfinin tuzlanmış etin ağızda bıraktığı nahoş tatla yakın alakasını.. Olay şöyle gelişir; eti çok seven ama buzdolabını henüz akıl edememiş Avrupalı jenerasyon eti tuzlayarak saklamaya ve lezzetsizliğine katlanarak yaşamaya devam ederken haçlı seferleri sırasında bazı baharatlarla tanışır. Hindistan taraflarından gelen bu baharatlarla et yemekleri bambaşka boyut kazanır ve vazgeçilmez hale gelir. Tiril tiril Hint ipeğinin karşı konulamaz cazibesi de bu ticarete hayat verir.. Ama rüya bir süre sonra sona erer ve doğunun kapıları Avrupanın yüzüne kapanır. Çünkü bu trafiğin kalbi olan İstanbul alınmıştır ve devir değişmiştir. Yıl da hatta 1453′ tür. Ama Avrupa kadere küsmez ve alışveriş için mücadelesine devam eder. Öyle ki; taa Güney Afrika’ nın ucunu gemilerle dolanarak bile Hint adalarına ulaşmayı dener, bunu yapmaya kalkışanlardan biri hatta Ümit Burnu’ nu keşfetmiştir. Bartolomeu Dias ve Vasco da Gama’ yı hatırladınız mı?

Bu sırada İtalya’ da yaşayan, takıntılı, dindar, inatçı, mağrur ve boylu poslu birinci sınıf bir denizci, Hint Adaları’ na yuvarlak dünyanın batısına doğru yol alarak varmayı ve adını herkese duyurmayı kafasına koyar.

Sonraki ders için tıklayın.

Kaynak ; S.Wiegand, U.S History

8 Comments

  1. Ogretmenim, ben bildim galiba! Anlattiginiz su italyan denizci Christopher Columbus olmasin?.. 🙂

  2. Afferin evladim, otur, 100! 🙂

  3. yaziyi begendim ve cok bilgi verici, boyle hap gibi ozet lazim bana yoksa bisey ogrenecegimiz yok…

    birde av kovalama 5000 yil boyunca devam ettiyse hem o avcilari hemde avlari tebrik ederim. arada mola almislardir umarim… tami tamina ayni hizda kosuyolarmis demek 5000 yil boyunca, yoksa av oyle yada boyle biterdi…

    devamini bekliyoruz… selamlar

  4. begendigine sevindim. ozetlemek guzel ama esprilere maruz birakma gibi bir durum dogurabiliyor bazen 😀

    bahsi gecen avlar bu arada hindi, tavsan degil. su aygiri buyuklugunde “ground sloth” dedikleri bir hayvan (turkcesini bulamadim, boyle biseyin varligini da bilmiyordum), dev armadillolar falan.. ustalar ligi yani..

    devami gelicek, ama konseptten kopmamak icin biraz aralikli gelsin diye dusundum ..

  5. Alternatif teorilere göre, Amerika’ya Maya ve Inka gibi medeniyetleri kazandıranlar Atlantis ve Mu toplumundan göç ederek gelen insanlar. Hatta Mısır’da aynı göçleri alan uygarlıklardan biri. Platon eserlerinde Atlantis’in Atlas okyanusunda bir yerlerde çok gelişmiş bir uygarlık kurduğunu ama jeofizik bir felaket sonucu sulara gömüldüğünü anlatır. Bu felaketten kurtulanların Atlantis’te kazandıkları bilgiyi göç ettikleri toplumlara aşıladığı tahmin ediliyor. Mu toplumu ise benzer ama çok daha eski olmakla birlikte Pasifik okyanusunda bir yerlerde yaşadıkları düşünülüyor.
    Bu toplulukların kutsal kitaplarda geçmesi ve Maya, Inka, Mısır, Grek topluluklarının teknolojilerinin benzerlikler göstermesi ispat olarak kabul edilebilir.

    • Uzakbati says:

      olabilir, ama bu iki medeniyetle ilgili hicbir kanit yok. gercek verileri gormeden inanmak zor..

  6. iyi de m.ö. 14000 de daha insanlar yeni hayvan derileirnden kumaş yaparak giyinmeye başladılar hatta hz. idrisin öğrettiği söylenir yanlışsa düzeltin

  7. Pingback: Columbus & Mundus Novus

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*