Amerika' da Hayat

Amerika – Avrupa = ?

2009 Mart ayında onca engeli aşıp İngiltere’ye çalışma vizesi aldığımda  sevinçten havalara uçarken, birkaç hafta sonra eşimin greencard çekilişini kazandığını öğrendim. İlk duyduğumda “Bir de Amerika mı çıktı başımıza?” şeklinde şu anki duygularımla alakasız bir tepki vermiştim. O an eşimin de canını sıkan bu tepkim aslında sonrasında aylarca içinde debeleneceğimiz bir “Amerika mı, yoksa Avrupa mı?” çıkmazına giriş cümlemizdi.

Uzunca bir süre avantajlar ve dezavantajlar kıyaslaması yapıp, sonucu  beklentilerimizle çarpıştırınca kazanan Amerika olsa da, içimizde bir İngiltere sevdası kalmadı değil.

Şimdiye kadar gördüklerimizle, etraftan duyduklarımızla ve araştırdıklarımızla, istatistik eğitimimden kalma genelleyici  ruhumu harmanlayarak, bu çıkarma işlemine ekşisözlük tadında şu cevapları verebilirim:

(-) Tarih

Açıklaması zor, tarifi olmayan bir “Anadolu sendromu”. Durduk yere yaşayacağın yer tarihi olsun istemesen de bir süre sonra “bişey eksik ama ne?”  sorusunu sormaya başlatan durum. Müzelerle geçiştirilebilecek bir ihtiyaçsa, bu çıkarma işleminin sonucu yine de sıfırdan küçük, zira British Museum, Metropolitan Museum’ dan daha fazla toplamış..

(+) Anlaşılır İngilizce

Bizim Azerbaycan Türkçesini dinlerkenki yanak sıkma hissiyatımızın bir benzerini,  Amerikanlar kraliçe aksanı duyunca yaşıyorlar. İngilizlere duyulan hayranlıkla da perçinlenen bu dil sempatisi bizim için hiç geçerli değil çünkü hayat Amerikanca çok daha kolay..

(-) Tatil

Sağlık mevzusundan sonra “sosyal devlet sevdası” na düşülecek 2. temel konu. 10 iş günü nerdee 30 iş günü nerdee. Ben çok çalışıp, dünyayı kurtarıcam diyenler Amerika’ ya, bol tatil yapıp dünyayı gezicem diyenler İngiltere’ ye..

(+)Güneş

Birleşik Krallık’ a “Güneşin batmadığı imparatorluk” adını koyan  kimse, İngiltere’ ye hiç gitmemiş olabilir. Gitmiş olsaydı, güneşin doğmadığı bir ülkenin gücünü anlatmak için başka bir mecaz beğenirdi sanki. Ama Amerika öyle mi ya? Cayır cayır..

(-) Bisiklet

Amerika’ da bu alet ulaşım amaçlı kullanılmaz çünkü hareket gerektirir. Devlet sana “Bir araban bile mi yok kardeşim?” diye sorar, bisiklete bineceğine üzerine bikaç yüz dolar ekle araba al demeye getirir. Zaten bisiklet yoluyla da pek fazla karşılaşılmaz. Diğer yandan altyapısını bu basit, hafif, çevreci ve sağlıklı mekanizmaya göre ayarlayan ve böylece kültürünü konuşturan Avrupayı duyarlılığı için alkışlamak gerekir.

(+) Araba

E ufak bütçeyle bile alınabiliyorsa, üstü açık arabalara karşı değiliz tabii 🙂

(-)Mesafe

Canımız çok feci Kaliforniya’ da yaşamak çekse de önümüze set çeken konu. İngiltere yerine Amerika’ yı tercih edince, anneciğinin kucağına daha sık ve daha kısa sürede konmak için atmosferin dışına kaçan uçaklardan bir an önce yapsalar diye bekleyip durursun.

(+)Fırsat

Sadece yollar, arabalar, insanlar, porsiyonlar değil, şehirler, firmalar, paralar ve fırsatlar da daha büyük tabii. Kriz için ağlayanlar çok olsa da ben teğet geçmiş halini bilen biri olarak, “nankör kediler!” diye haykırmak istiyorum!

(0) Gece Hayatı

Londra ile New York’ un gece hayatını kıyaslamak, “çocuklarından hangisini daha çok seviyorsun?” sorusunu cevaplamak durumunda kalmak gibi..

(+)Teknoloji

Sözlükteki karşılığı; Amerika’ dan sorulan şey. Bunun önemini canın iphone çekince daha iyi anlıyorsun.

7 Comments

  1. NY’da üstü açık arabalar çok revaçta. Evdeki arabalardan biri genellikli üstü açık modellerden alınıyor. Tabii Türkiye’den farklı olarak -hava atma aracı- olarak kullanılmıyor çünkü zaten herkes alışık.

    Motorsikletler de yaygın olarak kullanılıyor bazı bölgelerde ama kozmopolit şehirlerde kullanmak çok riskli, onun için herkesin tavsiyesi, motor aldığın zaman Highway’lerden uzak durman yönünde.. Yani o bakımdan Avrupa’ya değil Türkiye’ye daha çok benziyor. Gerçi trafikte şoförler daha saygılı ve yolculuklar daha güvenli oluyor ama deliler de yok değil.

    • Ya arkadasim, su ulkenize bok atma tutumlarindan vazgecin artik ! Neymis Amerika’dakiler hava atma amaciyla almiyorlarmis ustu acik arabayi ! Amerika’daki sekilcilik, gorgusuzluk hicbiyerde yok birkere. Insanlar hava atmak icin yasiyor Abd’de ! Son ses muzikle ustu acik arabalarda gezen yamyam magandalari da gormediysen bir goz doktoruna gitmeni tavsiye ederim !

  2. Aldin mi kendine bir iPhone? 🙂

    Moskova iPhone tutkusunun 4. dalgasini yasiyor. Siralar, fiyatlar…

  3. @gezikurdu; new jersey’ de hem yayalara hem de diger araclara sinir bozucu bir nezaket var. yola adimini attigin anda arabalar uzakta olmasina ragmen aninda duruyor. artik nasil bir cezasi varsa adam ezmenin.. bir de anayolda surenlerin tali yoldakilere yol vermesi konusu var ki, cok cok garipsesek de bir sure sonra biz de yapmaya basladik..

    @ru; iphone almadik baska bir markanin androidini aldik. sprint. sira yok, beklemek yok, credit history sormuyorlar.. tek sorun kartla calismadigi icin amerika disina cikinca kullanamamak. o da onemli degil..

  4. Pingback: Brüksel

  5. Yazinizin basligini gorunce umutlanmistim ama okuyunca umutlarim bosa cikti! Yani bir hevesle eksi dilinde biseyler yazmaya calismissiniz ama olmamis ! Ingiltere’de yasadinizmi hic anlamadim mesela? Yazdiginiz seyler zaten herkesin bildigi seyler. Yani bu yazi bir kiyaslamadan cok uzak. Gercekten bir Abd-Ingiltere yasantiniz olduysa ve kiyaslama yapacak duzeydeyseniz daha detayli ve ciddi bir yazi yazabilirsiniz mesela, biz d severek okuruz.

    • abd – ingiltere kıyası yapacak kadar deneyimim ve bilgim var, ama blogumda ciddi ya da bilgilendirici yazılar yazma sözü vermiyorum. yani yazılarımı bilgi edinmek için değil, fikir edinmek için okumanızı tavsiye ederim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*